MASALLARLA ADALET DEĞERİ

 

MASALLARLA ADALET DEĞERİ

 

Çok eski zamanlarda yaşayan bir kral haksızlığa uğrayan insanları korur ve gözetirmiş. Adaleti ile meşhur bir kralmış. Günlerden bir gün sarayın dışında atla gezintiye çıkmış. Ama öyle uzun dolaşmış ki çok yorulmuş. Anında bir çadır kurulmuş ve yemekler hazırlanmış. Ancak sofrada en önemli şey, tuz yokmuş. Kral hizmetkarlarından birini çağırarak komşu köylerden tuz istemesini buyurmuş. Ancak tuzu parasıyla satın almalarını istemiş. Hizmetkar şaşırmış. “Tuz bu, neden tuza para ödeyeyim ki” Tuz vermekten kim fakirleşir ki” demiş.  Kral cevap vermiş. Bu köyden bedava tuz alsam benden sonraki krallar da ben aldım diye bedava isterler. Bu alışkanlık haline gelir. İşte bu o köyü fakirleştirir demiş. 

Masallar toplumsal olayların üzerine gider, toplumsal olaylara parmak basar adeta. Tıpkı bu masalda olduğu gibi. Bazen bir padişahla, kralla, bazen bir yoksul çobanla mesaj verir okuyucuya. Haklı ile haksızın ayrımının, adaletin farkındalığını sunar bize. Adaletsiz bir durumla karşılaşıldığında sabırla mücadele eden, belli doğa üstü yardımlar almayla başarıya ulaşan, bu şekilde  adaleti sağlayan karakterlerden söz edilir. Mücadele edilir ve bu mücadele sonunda ise adalet yerini bulur. 

Masallarda adaletsiz olanın kahraman olmadığı, adalet üzerine kurulu kahraman karakterler vardır. İyi ile kötü hep ayırt edilir ve iyiler kazanır. Bazen olası karakterler bazen de olağanüstü karakterler karşımıza çıkar bu doğruyu yanlışı sunarken bize. Ancak tek gerçek her iki durumda bir tek amaca hizmet eder. Doğruya ve adalete. 

    Masal yolculuğunda karşılaşılan umutsuzluklarla, hep iyilikle, doğrulukla ve adaletle baş edebileceğini gösterir bizlere karakterler. Hep umutları yeşertirler. Padişahın kızına talip olan yoksul bir delikanlının biz denk miyiz düşüncesinden uzak, umudunu kırmadan çabaları, adalet ve doğruluğu gösterme yolları bize her yerde adaletin mümkün olacağının mesajını verir aslında. Biz masallarda hiç padişahın kızı ile fakir bir köylü çocuğunun bir araya gelemeyeceğini düşünmeyiz. Mutlu sona odaklanır, doğruluk ve adaletle düşünürüz dinlerken masalı. 

    Masallar bize hayatta çözümsüzlüğün olmadığını anlatır. Olağanüstü durumlarda bile mutlaka doğruluğun, adaletin bize yol göstereceğinin meajını verir. Adaletsiz bir yer olarak düşünülen dünyada aslında umuda olan yolculuğumuzun hiç bitmemesini,  haklılık ve adalet için hep umutların yeşertilmesi gerektiğini öğretir. Masallarda çaresizliğin, talihsizliğin ve adaletsizliğin ümitsizlikle değil sabırla aşılacağı ancak bu sabır yolunda doğruluğun ve adaletin asla elden bırakılmaması gerektiğinin vurgusu yapılır. 

Masallardaki devler  mecazi olarak, olağanüstü durumlar, bazen haksızlıklar veya engeller olarak karşımıza çıkar. Bazen de bu engellerle baş etme yolları olarak kullanılır. Her ne olursa olsun mutlaka bir haksızlıkla baş etme durumu yaşarız. Bunu ya hayal üstü varlıklarla, ya hayvanların olağan üstü yaşamlarından kesitler sunarak, onlara roller vererek ya da bizlerin duygularını temsil eden insanlardan yararlanarak kullanırız.  Ve masalın sonunda adalet kazanır, bozuk düzen yeniden onarılır ya da Nasreddin hoca fıkralarında olduğu gibi mizahi bir bakış açısıyla mesajlar verilir. Haklı olan günün birinde mutlaka hakkını alır. Nasıl mı? Kimileri Keloğlan gibi aklını kullanır, kimileri Nasreddin Hoca gibi akılla mizahı birleştirir, kimileri olağanüstü gücünü kullanır masal devleri gibi. Ama sonuçta hep iyiler kazanır, adalet kazanır. 


Masalsız erken büyür çocuklar. Zamanından erken. Büyürken de bilmediğimiz hayatın içinden yaşantılarla öğrenirler pek çok şeyi. Ancak masallarla büyüyen çocuklar masalların içinde sevgiyle, güzellikle ve hep kazanan iyilerle büyürler. Büyürken de hayatta gerekli değerleri öğrenirler. İyi, doğru ve adaletli olma da ilk adımlarını atarlar masallar yolculuğunda. 


Masallarda adaleti sağlayan sadece ormanlar kralı aslan değildir.  Tabiki aslan gücün sembolüdür masallarda. Ve güçle adaletin sağlanacağı düşündürülür. Oysa masallarda adaleti sağlayan ya akıldır, ya iyiliktir, ya sabırdır.   


Adalet değeri gibi değerleri gelecek nesillere aktarabilmenin, yolu çocuklara nasihat çekmekten ziyade onların bu değeri özümsemesini sağlamaktan geçer. Bir masalın içinde yolculuk yapan çocuk, aslında masalın vermek istediği mesajın içinde de yolculuk yapar. Keloğlanla kurnazlıkla problem çözmenin, Nasreddin hoca ile adaletin, mizahla hayatı öğrenmenin, yaşlı adamla bilgeliğin, yardımseverliğin, dev ile gücü iyilik adına kullanmanın  önemini öğrenir. Her uçtuğunda bilgi ağacının yapraklarını titreten Anka kuşu ile bilginin ve bundan doğan gücün önemini öğrenir. 


Mizahla insanoğlu gülerken adaletsizlik karşısında ruhsal bir direnç kazanır. Adaletsizliğe karşı oluşan engelleri farklı bir yolla bir bir ortadan kaldırır. Masallarda adaletin timsali Nasreddin hoca da mizahla adil olmayana farklı bir bakış açısı sunuyor. Bizlere yaşantılardan ders vererek adaleti öğretiyor. Herkese yaşattığını yaşatıyor aslında ders verirken. Mizahi bir yaklaşımla haksızlık yapana bir yandan ders verirken bir yandan da güldürüyor ve  düşündürüyor. 


Günnur ÖZBAY 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Saadet TEKİNER/Marmaris Ayşe Yücel Anaokulu